Hepsi Benim!

Blog yazmak insanı şımartıyor biraz. Diğerlerini bilmem ama ben şahsen şımarıyorum. Günlük desen değil ama günlük yazıyor olmanın rahatlığı da var. Bazen lafa nasıl başlayacağımı bilemezken “sevgili günlük” diyesim bile geliyor. Sevgili blog olabilir. Neyse… Sanki kimse okumayacakmış, sadece bana aitmiş gibi, böyle bir rahatlık, vurdumduymazlık ve tabi şımarıklık hali hasıl oluyor. Ama bir yandan da biliyorsun, bunu biri okuyacak. Birileri değilse de biri mutlaka okur. Ve sonunda bana ait olmaktan çıkıyor yazdıklarım. Nasıl ki başkalarının yazdıkları da artık benim tarafımdan okunduktan sonra birazcık, ucundan kıyısından bana ait oluyorsa… Okurluk böyle bir şey çünkü; hele bir de okuduklarında kendinden bir şeyler buluyor, biraz kendine yakın hissediyorsan hemen sahiplenirsin. Hatta azıcık kıskanırsın bile, bunu ben de yazabilirdim, hatta ben yazmalıydım diye. İşte bu hal içerisinde, elime bir kitap alıp okurken, öyle çok dumura uğradığım anlar olmuştur. Zaten belki de okuduğumuz şeylerin, bizi ne kadar çarptığı, ne kadar bizim de dünyamızı yansıttığıyla doğru orantılı oluyor.

İnsan kimi zaman kendisini diğerlerinden ayırır ve farklı olduğunu düşünür, sanır ya, sonra bir şekilde bunun böyle olmadığını, kendi yaşadığı, hissettiği, açısı yettikçe algılayabildiği şeyleri kendi gibi algılayan birileri olduğunu farkeder, ben bunu en çok okurken anlıyorum. Mesela falanca yazar hani şu çok aşina olduğum bilmem şu meseleyi nasıl da anlatmış, ne biçim söylemiş, böyle de yapılmaz ki, insan böyle yerden yere çarpılmaz ki diyorum.

Şimdi bu kadar laf sıralamışken bir kaç isim anmadan geçilmez. Masalcı dedem, canım Halikarnas Balıkçısı, karşı komşum, canım Sait Faik, bir de Panait Istrati, benim için Romanya’nın Sait Faik’i. Hepsine selam olsun!

Başkaları alınmasın, ama ben Balıkçı’yı, Sait Faik’i her okuduğumda burnumun direği sızlar, bir yerlerim sökülür, takılır, bir şeyler olur yani sözün kısası. Onların yeri ayrı. Ayrıca ne yazdılarsa benim için yazdılar. Hepsi benim!

Reklamlar

3 comments on “Hepsi Benim!

  1. ümit dedi ki:

    bir de Sabahattin Ali var ki, çok başka şeylere bedel..

    • peacefulmarvin dedi ki:

      Sabahattin Ali tabi ki es geçilemez. Hatırlatma için teşekkürler. Kırlangıçlar öyküsüyle vurulmuştum ona da ilk. Bir de şiirin sonunda diyor ya “sen benim sevgilimsin sevsen de sevmesende, aradığım yerlere benzeyiş buldum sende.” Bu nasıl bir kalpten çıkmadır? Ölmeden önce yapılacaklar listesine bir iş ekliyor, tüm eski aşklarımı bulup bunu onlara söylemek gibi.
      İşte şu iki dizeyi bile sahiplendim yine, sanki ben yazmışım gibi…

      • ümit dedi ki:

        seninki yine iyi, bir iki dizeyi sahiplendin. ben bir dönem raif efendi’yi sahiplendim maria puder’i ile birlikte, az kaldı ölüyordum.. hassas bünyelere s. ali yasak!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s