Tencere Dibin Kara

Menümüzde sütlaç vardı bugün. Oldu, bitti, sütlaçlar kaselere kondu derken, dibi tutmuş sütlaç tenceresi de bana kaldı. Dibi tutmuş dediğim, ocakta unutmaktan değil, anladınız siz onu. Neyse, ben tencereyi sıyıradurayım, aklım küşükken kazıdığım sütlaç tencerelerine, kek hamurlarına gitti. Tabi keyif aynı keyif ama arada tencerenin cinsinden kaynaklanan belirgin bir fark var. Mesela eskiden alüminyum tencerede pişerdi sütlaç, şimdiyse çelik tencerede yapıyoruz. Çelik tenceredeki sütlaç dibi katmanı karamelimsi bir hal alıyor. Ama alüminyumda, daha beyaz kalır altı siyah olurdu. O zamanlar şimdiki gibi “kanserojen” lafı pek sık telaffuz edilmediğinden de afiyetle yerdik. Ha şimdi olsa yemez miyim? Tabi ki yerim.

Bu aktiviteden hala aynı keyfi alırken bir de şu düşüverdi aklıma: Acaba çocukluğuma dair neler kalmış olabilir, hala bu yaşımda aynı keyfi aldığım? Çocukluğumda yaptığım şeyleri hala yapıyor olsaydım eminim, aynı derecede olmasa bile, yakın olurdu vereceği keyif. Aklımdan zorum olduğunu düşünenler olabilir tabi öyle şeyler yapsam. Eh ben de yetişkin insanların da keyif alarak yapabilecekleri daha makul şeyler yaparım. Her yaşın güzelliği ayrıdır değil mi? (Bunu da kim çıkarmışsa…) Yine de sütlaç yaptığınızda beni de çağırmayı unutmayın.

Fotograf Ayşe Yaman’ın Butik Pasta ve Çikolatalar Blogundan aparma.

Bir kış vakti çekilmiş, eski odun sobamızın başında, kocaman sütlaç tenceresini kaşıklarken görüntülendiğim halimi koymak isterdim ama maalesef bulamadım. Başka bir sefere.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s