Anlar, Karşılaşmalar, Çağrışımlar #2

Bir “Zenit” i vardı. Meraklı, heyecanlı ve hevesli, “işte bu!” diye gösteriyor. Yolun başında ama doğru yolda. Zorlu fakat bir o kadar da keyifli bir başlangıç seçmiş. Zenitim’i özletti bana; çıkarmalı çekmeceden ara sıra.

Gerçekten de ayaküstü, yolda sigara içmek yakışmıyor insana, onu farkettim. Keyif verici bir şey olmaktan çıkmış gibi geliyor bana nedense. İki arada bir derede, her arada her yerde yapılması, bir mecburiyet, bağımlılık gibi. Ne tuhaf…

Tanınmış birine “pardon siz kimdiniz?” diye sormak… Böyle birini gördüm ve düşün düşün bulamadım bir türlü. Aklıma gelen fikirse süper: gidip yanına, “pardon sizi gözüm bir yerden ısırıyor ama bir türlü çıkaramadım, kimsiniz acaba?” diye kendisine sormak. Son çarem buydu. Teoride evet ama pratikte abesle iştigal sanki. Sonra hatırladım, neyse ki. Ben hatırlayınca kalkıp gitti, benimle işi bitmiş gibi. Yüzümde aptal bir gülümsemeyle de kalakaldım.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s