2010 Sayıklamaları *

Yeryüzüne uzaydan bakıldığında sınırlar görünmez ya hani; duvarlar, dikenli teller yoktur aslında. En bakir haliyle karşımızdadır. Yine aynı yerden baktığında -ki oralardan bakmışlığım pek yok dünyaya- zaman kavramı da anlamını yitirmeye başlıyor. Tüm bunları biz yaratıyor ve aslında olmayan anlamlar yüklüyoruz. Toprağımız, kökümüz, toprak anamız kıtalara bölünüyor; yaşamamız, birbirimize bağlanmamız ya da birbirimizden nefret etmemiz için inanacak şeyler veriliyor ellerimize. Bir araya geldikçe daha çok bölünüyoruz. Ne kadar gruplaşırsak o kadar ayrılıyoruz birbirimizden. Sınırlar çiziyor, duvarlar örüyor, perdeler çekiyoruz aramıza. Bir türlü “BİR” olamıyoruz, ne kadarsak o kadar bölünüyor ve “bir başımıza” kalıyoruz, bir ve yalnız.

Ve zaman… Zaman diye bir kavram yaratıyoruz. Saatler, takvimler; günler, haftalar, aylar, yıllar… Başlangıçlar, bitişler, dönemler, dönümler… Yaşantımız da çağlardan meydana geliyor sonra. Her çağ başlayacakken bir de ona bir ad veriyoruz. “Her şey çok güzel olacak çağı”, “bu sene benim senem çağı”, “bu sefer farklı olacak, hissediyorum çağı”…

Ümit etmek güvenli bir yol olmayabilir her zaman. Ümidimizi yalnız bırakıyoruz oysa ki. Belki de yanlış burada. Belki de inanmıyoruz gerçekte, istediğimiz şeylere. Ümidimizi bağladığımız şeyler, beklentiler, yeni yıl umutlarımız… Hayallerimiz ne kadar şüpheden uzaksa o kadar yakın belki de bize.

İnanç sözcüğü arkasına gelen kelimenin anlamına göre tehlikeli olabilir bazen. Bazı inançların afyon olduğunu düşünürüm mesela. Daha itaatkar ve korkak olabilmemiz için. Ama bazıları vardır ki bizi esas hayati amacımıza yaklaştırır. O olmadan bir adım dahi atamazdık.

En başta gelen görevimizi en sona bırakıyoruz. Kendimizi keşfetmek ve yolumuzu açmak yerine hep çelme takıyoruz. Bunu biz yapğıyoruz aslında, başkaları değil. Şüpheden, inançlarımıza dair şüphelerimizden bir türlü kurtulamıyoruz. Evet kolay değil, hiç kolay değil bunun tersin yapabilmek ama yaşanacak günlerimiz için bunu kendimize borçluyuz.

Her yeni yıl başlangıcında kendimize söz veririz , bu yıl her şey çok güzel olacak diye. Bunun heyecanını duyarız çok kısa bir süreliğine de olsa. İnanırız gerçekten de. Yeni yıla nasıl girersen öyle gidermiş derler hani, bir şeyi eksik yapıyor olabiliriz bu ritüel konusunda. Öğrenmeyle ilgili periyodik tekrarlar yapılması gerektiği söylenir hep. İşte bu yeni yıl ritüelini de tekrarlamamız gerekiyor olabilir. Bizim şu ilkel beynimizi ikna etmenin yolu bu olabilir mi? Yeni yıl dilekerimizi her fırsatta kendimize hatırlatıp aynı heyecanı her seferinde yaşamak, yüreğimizi onunla doldurmak; önce inanmak ve sonra işi ümide bırakmak.

İçinizdeki ümit ve inanç hiç kaybolmasın. Her gününüz bir öncekinden güzel olsun.

Şüphesiz ki 2011 hayırlara vesile olacaktır. Tüm dileğim bu.

 

* Bu yazı aslında bunun yorumu.. ;)

 

 

Reklamlar

2 comments on “2010 Sayıklamaları *

  1. ümit dedi ki:

    Anladım.. Çok değerli oldu bu, anlatamam..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s