Bir Roman Kahramanı

Bugünlerde kararsız biraz da tutarsız oldum. Bir roman kahramanı gibiyim. Binbir iç çatışması, gelgitler, gidememekler… Düşüncenin sese dönüşmesi, sesli düşünmeler; hislerin renklenmesi. Ama renklerim pek bir soluk, hatta renksiz,  ışığı yansıtmıyorlar. Işığı nereden buldular ki? Hıh!..

Fon müziğim her daim benimle. Gayet değişken. O da olmasa zaten ne yaparım. Müziksiz bir hayat hata değil miydi? Öyle dememişler miydi? Olabilirdi.

Ah bak işte, kurduğum bu cümleler bile bir fon müziğinden esinlenme. Ama bir ben farkındayım bunun. Söylemem nereden geldiğini. Ama işte bir şeyler buldum onda. Bulmasam takip eder mi beni?

Duyularımızın hafızası olduğunu biliyor muydunuz? Eh, ben buna böyle diyorum, evet. Duyularımızın bir hafızası var. Mesela bir sesi hatırlayabilirim. O anda duymam gerekmez. Zihnim onu sandığından çıkartıp getirir, önüme koyar istersem. Sanki o anda duyuyor gibi sesin tınısını, rengini hissederim. Hiç uzun zamandır konuşmadığınız yani sesini duymadığınız birinin sesini hatırlamaya çalışmadınız mı?

Aynı şey tatlar ve kokular için de geçerli. Özellikle yoğun aroması olan bir şeyin kokusunu şıp diye hatırlayabilirim. Hatta tükürük bezlerimi çalıştıracak kadar. Tarçın mesela, ya da muz. Çileği denedim, biraz daha çalışma gerektiriyor.

En güzeli de dokunma duyusu. Gözlerinizi kapatıp, herhangi bir nesnenin dokusunu hayal edip ona dokunduğunuzu düşünün. Parmaklarınızın ucunda yarattığı hissi düşünün.

Fon müziğim de her gün, günün her saati beni böyle takip ediyor. Bir yerlerden bir şeyler duymama gerek yok. Hafızama işlenmiş repertuardan seçmece, o anda ne lazımsa o başlayıverir.

Müzik hiç olmasa ne olurdu acaba? Ya da olduğu halde biz ondan mahrum kalsaydık… Ne acı.

Nereden nereye geldik, attığım başlığa bak bir de buraya bak. Ama işte dedim ya gelgitler, falan filan. Beni bu şarkılar mahvetti desem yalan olmaz herhalde.

Ama bakın bu başlık beni nerelere, gayet yerli yerinde bir şeye getirdi,

Orhan Veli’nin “Bir Roman Kahramanı”na:

“Çadırımın üstüne yağmur yağıyor,
Saros körfezinden rüzgar esiyordu,
Ve ben, bir roman kahramanı,
Ot yatağın içinde,
İkinci dünya harbinde,
Başucumda zeytinyağı yakarak
Mevzuumu yaşamaya çalışıyordum.
Bir şehirde başlayıp
Kimbilir nerede,
Kimbilir ne gün bitecek mevzuumu.”

Mevzuumuzu yaşayalım, hayatımızın fon müziğini hiç kaybetmeden.

 

Özgün içerik: AFC2B9A6B9064A6976FA8BA17BF0C4C0D3F163E4


Reklamlar

5 comments on “Bir Roman Kahramanı

  1. Ümit dedi ki:

    O halde, bir fon müziği babında Redd’in “Roman Kahramanı”nı dinle.. Ama kimbilir, belki de fon müziğin zaten odur..

  2. […] bahsetmiştim önceki yazılarımdan birinde, işte şimdi tam da orada anlattığım gibi, onların kokularını da alıyorum, yüzümü bir […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s