Beyinsel Trafik

Önümde bir kitap, ikide bir kaldığım yeri aralayıp okumayı deniyorum ama bir türlü başlayamıyorum. Bir iki saniye boş boş baktıktan sonra tekrar kapatıyorum. Hep arka kapağı bana bakıyor.

Dikkatimi dağıtan bir şeyler mi var? Belki… Evet evet, var. Muhakkak öyle. Ama bu sanki yanıbaşımdaki masalarda oturmuş gevezelik eden insanlar yüzünden değil. Müzik hiç değil. Hemen görüş alanım içinde akan trafik veya kaldırımda yürüyen insanlar da değil. Ara sıra yoğunlaşan kahve kokusu veya bardan gelen gürültüler de değil. Bütün bunların sebep olmadığını biliyorum zira bir çok kereler, aynı şartlar  altında, kendimi yapmak istediğim şeye verebilmiştim. Belki bu kez, yapmaya çalıştığım şeyi gerçekten yapmak istemiyorumdur.

Bu kitabı daha önce okumuştum. Yıllar önce… Baktım, yıllar önce dediğim yılardan 2004′ müş. Halâ ilgimi çekiyor, bunda sorun yok. Kitapla, içeriğiyle veya anlatımıyla bir derdim yok. Tamam, yani kısacası kitap güzel.

Fakat kitabı halâ elimden bırakamadığımı da farkettim. Bu yazıyı defterimden koparttığım bir kağıda yazıyorum, söz konusu kitabı zemin olarak kullanarak.

Esas engeli biliyorum aslında. Lafı uzatmamın nedeni… yok, nedeni yok. Uzatıyorum yalnız.

Esas sorun ben. Zihnim en durgun anında bile bir yerlere kaçma çabası içinde. Neyle meşgul bilemiyorum bazen. Aynı anda bir çok iş yapsın istiyorum. Okumaya başladığım anda biliyorum, zihnimin yalnız bu faaliyetle meşgul olmayacağını. Gözlerim bana okuduğumu söyleyecek, hatta bir de sesli okuyabilsem kulaklarım bile okuduğumu gösterecek bana. Ama dışarıdan bakıldığında her ne kadar öyle görünsem de aklım bambaşka alemlerde gezinecek. Bazen böyle durumlarda onu nerelerde bulup yakaladığımı bilseniz… Hepsi yine bizzat kendi zihnimin yarattığı hayal alemlerinde kimi zaman da hiç o kadar ilginç olmayan sıradan, günlük aktivitelerle ilgili trafiğe sıkışmış halde salınırken bulurum. Bazen de bilerek arkasından iteklerim, sırf sıkıntımı biraz olsun geçirsin, yeni ve ilginç fikirler bulsun veya bana kendimi iyi hissettirsin diye.

Ama işte, öyle anlarda bir yandan da kitap okumaya çalışmam. Şimdi de yalnız bırakmalıyım. Kitap bugün yine kapalı kalacak.

 

Özgün içerik: 0CC5DD6670D004D9410714712485D579CFA678F6


Reklamlar

2 comments on “Beyinsel Trafik

  1. Ümit dedi ki:

    Bu durumu çok iyi biliyorum.. Kitap okumaya ya da film izlemeye üşenmek. En azından benim açımdan böyle. Bunun nedenini de şurada buluyorum, pratik eksikliği. Yani bir süre film izlemeyince, artık yavaştan bu özelliğim körelmeye başlıyor, elim gitmiyor zaman geçtikçe. Aynı şey kitap için de geçerli işte. Hatta yaşam direkt bu şekilde. Ama dilerim sendeki bu değildir..

    • peacefulmarvin dedi ki:

      Aslında bendeki de böye biraz. Hatta film konusu daha da ilginç. Mesela diziler öyle böyle tüketiliyor bir şekilde. Sürekliliği olduğu için herhalde, merak ediyoruz falan. Ama filmler öyle değil, merak etsem bile bir “film havası” olsun diye bekliyorum. Hatta fil izlerken kesinlikle rahatsız edilmemeliyim ve öyle bir risk varsa daha baştan sırf onun gerginliğinden başlamıyorum izlemeye. :) Nasıl, arızayım değil mi yeterince? Ama yani film özel ilgiyi hakediyor gerçekten.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s