Kasımpatılar Açtı mı?

Nereden aklıma düştü bilmem, kasımpatıları özledim bugün. Sonra farkettim ki bu yıl kasımpatıları doyasıya koklayamadım. Çok da severim halbuki ve bahçemizde de varlar. Ama gelin görün ki, geçen kasım kaçırdım kasımpatı mevsimini. Mevsim falan dinlemeyip tekrar tekrar açsalar, her yanı kokularıyla sarsalar ne güzel olur diye geçirdim bir de aklımdan.

Bu kaçırdığım mevsim için hayıflanadurayım, bir yandan da minik bir araştırma yaptım. Sonra evrenin, karşıma çıkardığı diğer bir çokları gibi, yeni bir metaforla karşıma dikildiğini farkettim. Yeniden ve yeniden düşündüm ve bana bir şey anlatmaya çalıştığına, kulağıma yeni bir esin fısıldadığına dair hiç bir şüphem kalmadı.

Kasımpatının bazı kültürlerde, en çok da doğu kültürlerinde iyimserlik, neşe, uzun ömür ve mutluluk anlamlarını taşıdığını biliyor muydunuz? Hatta şu meşhur, Çin’in Feng Shui’sinde kasımpatının eve mutluluk getirdiğini? Bir de Japonya’da “Mutluluk Festivali” diye anılan bir festivalde bu çiçeği kutladıklarını? Eh ben de yeni öğrendim.

Şimdi bana, “sen de her duyduğuna, gördüğüne bir anlam yükleme telaşındasın!” diyenler çıkabilir. Ya da çıkmayabilir. Çıkarsa da onlara diyecek bir çift lafım var; gönlümüzün her dokunduğuna anlam yüklemeden hayat geçmez, hatta hayat hayat olmaktan çıkar. Kuru, tatsız, kokusuz, renksiz çekilmez bir şeye dönüşür. İşte bu yüzden var bu kutlamalar, kutsamalar, festivaller, mitler, tanrılar ve tanrıçalar, periler. Her çağda insan yine benim yaptığımı yapmış, doğayı kendine uydurmuş; aklının yettiğince, kendini tatmin ettiği ölçüde her bulduğu gizeme bir hikayeyle yanıt vermiş.

Benim kendi kişisel hayatım, kendi mutluluk arayışım ve bazen hayatı kaçırışımla ilgili bir farkındalık yaşattı bugünkü keşfim bana. Bugün özlediğim o kasımpatıların aslında özlediğim başka bir şeyi de temsil ettiğini öğrendim. Bu tesadüf olamaz dedim. Zaten tesadüflere inanmam.

Şimdi içimde tomurcuklanan ve bana kaynağını bilemediğim ümit  hissini veren şey de özlediğim bu kasımpatılar. Ben istediğim sürece de dört mevsim açacaklar.

Duyulardan bahsetmiştim önceki yazılarımdan birinde, işte şimdi tam da orada anlattığım gibi, onların kokularını da alıyorum, yüzümü bir demet kasımpatının içine gömerek.

 

Özgün içerik: F74F9991D65EF105E6A0225529F0E430405500F3


Reklamlar

5 comments on “Kasımpatılar Açtı mı?

  1. Shiprim dedi ki:

    sen de her duyduğuna, gördüğüne bir anlam yükleme telaşındasın!
    ama ben bir tek çiçek sevdim, o da artık soldu.

  2. Fulya Yerlikaya dedi ki:

    “İnsan kendini öteki insanlar da dahil, diğer bütün gerçeklerden ne kadar ayırırsa ayırsın, varolması o gerçeklere ve nesnelere bağlıdır. İnsan, adına evren dediğimiz sonsuz derecede birbiriyle ilişkili ve farklı bileşkenler kitlesinin mini minnacık bir ayrıntısıdır. Fakat insan bu evrenin ağaçlar, yıldızlar, hayvanlar ve insanlar gibi diğer ayrıntılarından farklıdır, zira kendinin birey ve tek olduğunun bilincindedir. “

    • peacefulmarvin dedi ki:

      Bütün acılarımız orada başlıyor işte, tek olduğumuzu bildiğimiz noktada. Hikayeler de orada devreye giriyor yine. En ilkel çağlarda yaşamış insanla bugünün insanı arasında hiç fark yok.

  3. Fulya Yerlikaya dedi ki:

    İlkellik arasında da büyük fark olduğunu düşünmüyorum. Şimdi uzaklardan bir yerden teni mavi ya da yeşil bir insan gelse, korku ile yaklaşıp, kesmeye, öldürmeye kalkışmaz mı mesela..bence kalkışır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s