Bire Yüz Kazandıran Bir Hikayem Var

Elalemin oğlu  zamanında limon satıp bire iki, üçe beş derken holdingler kurmuş. Ya ben ve benim gibiler ne yaptı? Elimiz üç kuruş gördü mü gittik kitaba kasete yatırdık.

Hatırlıyorum, bir zaman sahaflar ikinci evim gibiydi. Kadıköy’den Beyoğlu’na, o kitapçı senin bu kitapçı benim dolanır dururdum. Çalıştığım iş yerinin kitap ve müzik kısmında molalarımı değerlendirir, maaşımın ancak sembolik bir kısmını ay sonunda elimde görür, geri kalanını farklı formlar almış şekilde kütüphanemin raflarına dizerdim.

İçinde sahafları barındıran pasajlar beni başka bir boyuta taşıyan dipsiz tüneller gibiydi. Şimdi onların çok azı varlığını o zamanki halleriyle koruyabildiyse de, hala ara sıra kimisine gider, el alırım o kitaplardan. Dükkan dükkan dolaşıp da, parmaklarım kara bir toza bulanmış halde pasajın kapısından çıkmak gibisi yoktur.

Bir de kasetlere gelelim. Cd’ler yaygınlaşıp ilk cd çalarımı edindikten sonra beni zorlu bir yolun beklediğini az çok anlamıştım. Anlamıştım ama kim dinler? Bir ara bazı müzik dükkanlarına sipariş verir, sevdiğimiz grupların, şarkıcıların albümlerini kasetlere çektirirdik. Korsan morsandı ama o zamanın şartları da onu gerektirmişti. Tabi sonradan bunda da bir gelecek olmadığını anlamış olmalıyım ki, daha cd çalarım bile yokken cd koleksiyonumu oluşturmaya başladım.

Ah o günler! Ne acı vericiydi. Meçhul bir gelecekte dinlemeyi beklediğim, tek avuntusu da orijinal kartonetleri olan o cd’ler. Ne mp3 vardı ne de hızlı internet. Hızlı diyorum bakın, internet vardı ama varla yok arasıydı diyeyim siz anlayın. Napster’dan ite kaka indirdiğimiz yarım yamalak şarkılar vardı. Sonra o yarım yamalak şarkılardan iştahım kabarmış halde kendimi yine bir müzik dükkanında bulurdum.

Şimdi işin kolayı var, ne istersek bir tık mesafesinde elde ediyoruz. Hatta tüketebileceğimizden fazlasını. O eski açlığımızı mı doyuruyoruz bilmem. Harddisk’imde yer kalmadıkça hem bir panik duygusuyla hem de tuhaf bir hazla doluyorum. Bu arada en çok da orijinal albüm kartonetlerini, kaset kapaklarını özlüyorum.

Ama yine iflah olmuyoruz, olamayız da. Dipsiz tünellerden geçip gittiğimiz o başka boyutlarda bizim bu kitap tozları bire iki değil bire yüz veriyordu çünkü. Gerçek hayatta geçmese de…

 

Özgün içerik: 5C614B418DDC840BC7F2A0DF130C5F9F965876AD


Reklamlar

9 comments on “Bire Yüz Kazandıran Bir Hikayem Var

  1. Shiprim dedi ki:

    Aaaah, ah.. Ne diyeyim artık. Hele o parayı onlara yatırmak duygusu.. Abimin “bu ıvır zıvırlara bu kadar para veriyorsun o yüzden borcun oluyor” etiketindeki ulvi yorumları.. Hele o arşivcilik duygusu.. O kitaba, müziğe filme gerçek anlamda sahip olmanın getirdiği güzellik.. Tüketim açısından değil ama, sanata dokunabilmek mahiyetinde.. Zor anlaşılır şeyler bunlar, biliyorum. Elleme, böyle kalsın.

  2. Nadjem dedi ki:

    Şimdilerde ikinci el/basımı bulunmayan kitapların internet sitelerinden sipariş verilir oluşu, kalan birkaç gerçek sahaf dükkanında bulun(a)mayışı ironik geliyor bana.
    Pikap dönemine yetişemesem de, kasetlerin yeri ayrıdır; hala eski kasetleri görünce dayanamam, alırım. Evde sadece kaset çalma görevini ifa eden müzik setini de, bu yüzden elden çıkaramam bir türlü…
    30’lu yaşlarda ne değişiyor? Artık maaşın “tamamı” sembolik olarak “hesaba” geçiyor; nakit akışının dengesini kitapçı alışverişleri bozmaya devam ediyor :)

    • peacefulmarvin dedi ki:

      Maalesef şu son on yıl içinde bile sahaf dükkanlarının sayısı iyice azaldı. Pek öyle koleksiyonluk şeyler aramazdım ama piyasada olan kitapların ikinciel olanlarını almak daha keyifliydi, ama onlar da artık güç bulunuyor.
      Ama tabi hiç bir şey yıldıramıyor bizi. :)

  3. fulyayerlikaya dedi ki:

    Sesimle güldüm girişe , ben koca insan oldum. Hala bunun peşindeyim. yeni okudğum kitapta, alışkanlıklarımı iyileştirmekle ilgili bir egzersize başladım, para ile ilgili ne gibi tasarruflar yapabilirim diye madde madde yazdım. Sonra durdum düşündüm, ee bunca kitap, dvd , cd ne olacak diye. Hersey durdurabiliyorum da, kitap almayı durduramyorum. Hemen bu düşüncelerin üzerine öyle komik geldi ki yazın. O kadar olur. Ama düşünüyorum da, insanın yemek içmek, barınmak dışında başka ne temel ihtiyacı olabilir ki, okuma ihtiyacından başka.

    • peacefulmarvin dedi ki:

      Ben de durduramıyorum kendimi. Bunun dışında her türlü tasarrufu yapabilirim. Bir de, sonrasında kendimi suçlu hissettirmeyen tek alışveriş oluyor bunlar. Tuhaf..

  4. fulyayerlikaya dedi ki:

    Üstelik basılı kitapların yerini hiç birşey, asla tutmuyor, tutamıyor. Okudugum son yazarı garipsedim, gazeteye dergiye para vermediğini, netten okudugunu yazmış. Benim hiç bir zaman varamayacagım mertebe. Çengel’ de Çınaraltı’ nda bir kahvaltı, ellerimi siyaha boyayan gazete ve uykusuzlar olmadan aklımdan bile geçemez. Hadi diyelim ki kahvaltıyı atlattık, kışı – kediyi – kar manzarasını – battaniyeyi ne tamamlayacak kitaptan başka. İkea’ ya gider gider salonum için en baştan çıkarıcı dekorasyon malzemesi olarak kitaplık seçerim, diğer koca kitaplıgı evimin arka odasına koymam sonrasında olusan boşlugu neyle doldururum diye aranıyorumdur oysa. Bahcesi, hayvanları ve kocaman kitaplıgı olan bir evde, interneti bile yalnızca kitap sipariş edebilmek için hayal ederim misal. Kitapların avuç içlerimizdeki yeri…daha eşsiz ne olabilir.

    • peacefulmarvin dedi ki:

      E-kitapları ancak Türkçe baskısı yapılmamış ya da hiç basılmamış olanlarda tercih ediyorum, ama ona bile dayanamayıp bazen çıktı alıyorum. Zaten İngilizcesini okurken bir derece sürünüyorum :) Bir de bilgisayar başında olmaz tabi. Bunu yapabilen o yazar arkadaşı bayağı başarılı buldum yani bu konuda.
      Ha bir de, kitabın kokusu falan var, ne bileyim, dokusu var; her bir şeyi var işte. Olmaz ki..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s