Doğru Soruyu Bulmak Gerek

Algımın iyice yavaşladığını hissediyorum bazen. Zihnim çevremde akıp giden zamana ayak uyduramıyormuş gibi. Bu dalgınlıktan öte bir şey. Gittikçe yavaşlıyorum, algım ve hareketlerim yavaşlıyor. Ya da ben hep aynıyım ama dış dünya hızlanıyor. Başka bir boyuttan buraya geçmişim ve bu boyutun akışına tabi olmak zorunda kalmışım gibi. Dışarıdan bakıldığında hiçbir anormal şey yok, son derece uyumluyum görünürde. Veya son derece sıradan tanımlamalarla geçiştirilecek bir halde, biraz dalgın, uyuşuk, uykulu, yorgun, bezgin, sıkkın, üşengeç, miskin… Hepsi ya da biri, bir kaçı, neyse işte. Ama benim içeride baktığım pencereden hiç de öyle değil olan biten. Üzerime yüklenebilecek bu tanımlamaların tam tersi olarak, ben dışarısının gittikçe hızlandığını hissediyorum, tüm duyularımla. Ve bunun sonucu, daha da çok yavaşlıyorum.

Uyum sağlamaya kalktığımdaysa, zamana tutunmak için fazladan bir çabaya ihtiyacım olduğunu farkediyorum ve bu da beni yoran şey oluyor sonunda. Çabalamadığımda ise, kendi dengemi koruduğum sürece, akışa kapılıp gidiyorum ama bu kez de hep zihnimde yaşıyorum.

Dediğim gibi, dış dünyanın hızına yetişmek için çabaladığımda tükeniyorum, enerjimi yitiriyorum. Diğer türlü de zihnimin içine çok fazla sıkışıyorum. Hangisinin peşinden gitmeli, ne kadar gitmeli, dengeyi nerede tutturmalı işte orasını da pek bilmiyorum.

Aslında birazcık uyum sağlamanın ve birazcık da zihnin içinden çıkmanın yolunu bulmalı. Bu denge esas mühim olan.

Zihne bıraktığında işi, yalnızca düşünceler, fikirler, tasarılar, planlar hatta yaratıcı pek çok fikir türüyor. Ama orada esir kalıyorsun. Bütün bu düşünce zerrelerini birleştirip, onlara fiziksel bir suret kazandırmak ya da anlamlı simgelere dönüştürmek- ki yazı da bunlardan biri- yani planları eyleme dönüştürmek zorlaşıyor. Sonra ya işler yarım kalıyor ya da hiç başlamadan bitiyor. Bahane üstüne bahane üretmek de zihnin işi olduğundan, eyleme geçme safhasında sağlam engeller ortaya çıkıyor.

Düşünüyorum da, şu yazdığım  satırlar bile bahane üretmenin bir çeşidi aslında. Ben cevaplar ararken yeni yeni bahaneler buluyorum. Soru sormayı bıraktığımda her şey kendiliğinden rayına oturacak aslında ama soru sormamaya nereden başlasam ki?

Ya da konuşuruz hep böyle, doğru soruyu bulmaktan.

Reklamlar

4 comments on “Doğru Soruyu Bulmak Gerek

  1. Shiprim dedi ki:

    Hiç soru sormamak mesela, etkili bir çözüm bence.. Hep bu “fazla düşünmek” yoruyor bizi. Bırak zaman istediği hızda aksın. Zaten zaman tamamen göreceli, bilimsel olarak bile.. Boşver..

  2. ouzelf dedi ki:

    Merhaba! Soru aramayı falan askıya alıp hiçbirşey yapmama vakti gelmiş olamaz mı? Yaşamla aradaki ritmi kaçırdığımız bazı anlarda yapmamız gereken tek şey belki de; kısa bir mola…Sevgiyle…

  3. peacefulmarvin dedi ki:

    İşte dedim ya, “soru sormamaya nereden başlasak?” diye.
    Ya da işte tam buradan, hemen şimdi. Hatta bunu bile sormadan, evet.

  4. peacefulmarvin dedi ki:

    Ya da madem zaman göreceli, benim artık gerçekten kendi göreceme uygun hızda bir yerde yaşamam gerek artık.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s