Evren’in On Sekiz Günü: 1. Gün

10 Temmuz 2011

“Bandırma. Nüfus 111000”

İstanbul’dan ayrılalı iki saate yakın olmuştu. Eziyetli bir deniz yolculuğunun ardından, “buna değecek mi acaba” düşünceleri aklını yoklarken, bir yandan da buram buram Anadolu kokan topraklara ayak basacağını hayal ediyor, yavaşça iç geçiriyordu, çıkış kapısına doğru ilerlediği sırada.

Az sonra o hayallerin, ufak bir sarsıntıda yerle bir olan harçsız, adeta üstüste konulmuş taşlardan yapılma duvarlar gibi, tozu dumana katarak önünde ufalanacağını beklemiyordu elbette. Zaten öyle de olmadı. Hayallerinin harcının da, henüz ustalık seviyesinde bir yapı ustası tarafından karılmadığı aşikardı, fakat deniz yolculuğunun verdiği rahatsızlık, daha doğru deyişle, bindiği deniz aracının rahatsızlığı, algı dünyasını öylesine karman çorman etmişti ki, karaya ayak bastığında, açlığını bile düşünecek halde değildi. Elinde dengi, onu köye götürecek arabayı aramaya koyuldu.

Muavin sormadı “ne yöne“* diye. Hızlıca paraları topladı, hemen sonra da indi arabadan. Yolcuya gittiği yere kadar eşlik eden muavinlerden değildi,  hasılı muavine nerede ineceğini söylemesi hiçbir fayda sağlamadı. Minibüs şosede ilerlerken, her zamanki gibi kendini “ya ineceğim durağı kaçırırsam” diye düşünürken buldu ve bulur bulmaz da bu düşüncenin pençesine takıldı. Şoföre hatırlatmasının da bir faydası olmamıştı, kaygılarının esiri olmuş kendi gerçekliği içinde, şoför de onu ineceği yerde indirmeyecekti sonunda.

Kendine mi kızsın yoksa şoföre mi söylensin bilemiyordu. Artık algı seviyesi de gittikçe açılmaya başlamıştı, minibüsün sarsıntısı ve içerinin havasız havasından. En çok da arka koltuktaki kızın, “ay tamam bilyorouuum, ösür dilieriieem, taam ama uzatmasaannn” şeklinde uzayıp giden konuşmalarından. Ama yine de pek fazla kızgın değildi, artık iş işten geçmiş, “kaderine teslim olmuştu“*.

Kısa ama meşakkatli bir yolculuğun ardından, nihayet, gideceği yere varmıştı. Burası tek sıra olmayı bir türlü başaramamış yarı sıvalı çevre duvarı, koskoca alanda sanki rastgele serpiştirilmiş tohumlardan çıkmış ekinler gibi duran yıkık dökük yapıları, kimisi bir kaç kuşağı gölgesinde serinlettiği belli koca meyve ağaçlarıyla, basbayağı bir köy yeriydi.

Hava, bir gün sonra acısını çıkaracağını bildiğinden, sanki onu karşılıyormuş izlenimi veren, yalancı bir hoşgeldin esintisiyle tozu dumana katıyordu. Tozu dumana katması da lafta değildi hani, hakikaten de insan bu avluda bir kaç saat oturmaya kalksa, çöl fırtınalarıyla haritadan silinen, Sahra’daki bir günlük tepeler gibi gözden kaybolacaktı.

Toprak burada gittikçe bozlaşmış, üzerinde bir ekini zor görür olmuştu. Yetişmeyeceğinden değil, öyle susuz, kurak topraklar değildi buralar. Ama dediklerine göre, buranın insanı, zamanla imkanlar ayaklarına geldikçe, çarşı pazar, yıllarca bin bir emekle kendi yetiştirdiklerini önlerine hazır lop koymaya başlayınca, işi iyiden iyiye tembeliğe vurmuş, toprağa tohum serpmeye lüzum görmemişler. Hâlâ yapan yok değil, ne de olsa köylük yer, toprak geniş, ama ekili dikili yerleri şimdinin kent bahçeleri gibi, doyumluk değil seyirlik hale gelmiş ancak.

Bu serin ve esintili günün akşamında, artık kendini iyiden iyiye hissettiren, buradaki her şey gibi yalancı bir uykunun çağrısına kapılmaya başladı. Yalancıydı çünkü uyumak ne mümkündü! Hem gittikçe bastıran sıcak, hem de holden vuran ışık tüm gözeneklerinden içeri sızıp, onu ancak insanlığından uzaklaştırmaya yarıyordu. Ah biraz da bilincini alıp uzaklaştırsaydı ya.

* Yolculuk Bitti

 

Özgün içerik: 2065054FDA864C4CE3DB5EBBD6E1885B4DBAF773

Reklamlar

4 comments on “Evren’in On Sekiz Günü: 1. Gün

  1. Shiprim dedi ki:

    Heyecan verici bir başlangıç ama bu! :)

  2. […] 1. Gün. /2. Gün. / 3. Gün Rate this: Paylaş:Like this:BeğenOne blogger likes this post. This entry was posted in Anı, Öykü and tagged ahır, bahçe, Balıkesir, bandırma, Erdek, hüzün, izole, yoga, şose. […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s