Dengesiz Haller Günlüğü

Uykudan kalktım. Uyanmak değildi bu. Zaten tam bir derin uykuya dalmanın rahatlama hissini alamamış halde, yarım yamalak gündüz uykusundan kalktım. İçimdeki bıkkınlık yatağa doğru iterken, dışımdaki üşüme ve karnımda gittikçe bastıran şişkinlik hissi, o rahatlatıcı uykuya kendimi teslim etmeme mani oluyordu. Daha fazla mücadele edemedim, kafamdaki belli belirsiz bir rüyayla karman çorman olmuş düşüncelerle birlikte kendimi yataktan attım.

Tuvalete giderken kafamın içindeki hastalıklı düşünceler daha da büyümeye başladı. Önüme bakmadan yürüdüm, kafamı kaldırıp aynaya bakmadan. Tuvalete gidince biraz rahatlayacağımı düşünmüştüm. Yok düşünmemiştim, öyle gibi gelmişti. Hep öyleymiş de yine her zaman öyle olacakmış gibi.

Bu hastalıklı düşünce pek de bir düşünce sayılmazdı aslında. Bir histi, bir haldi işte, o kadar. Ama öylesine bir haldi ki, kendine has bir gerçekliği, kendini iyiden iyiye hissettiren bir kişiliği var gibiydi. Onun farkındaydım ama benden kaynaklanmıyormuş, bana ait değillermiş gibiydi. Belki de onları sahiplenemeyecek kadar yıkıcı, kırıcı, yok edici bulmamdandı.

Bir ayrılık hissediyordum. Kendimle aramda bir ayrılık, sanki bedenimle zihnim ayrılmış gibi bir his. Aynı zamanda tüm eski düşüncelerimden, hatıralarımdan ve arzularımdan da bir kopuş. Onların orada, ben’le duruşlarını görebiliyordum sanki. Ama esas ben, onlardan geriye kalan ben hepsinden sıyrılmak istiyordu. Yaşayan bir ölü hali, ya da bir uyurgezer haliyle hareket ediyordum. Zihnimde hiçbir yeni düşünceye yer yoktu. Çünkü onlara gerçekten, fiziksel anlamda da yer yoktu.

Umut bağladığım hiçbir şey yoktu. Umut bağlamış olduğum şeyler de bir bir manasız bir görüntüye bürünüyordu. Hepsine karşı büyük bir kızgınlık da duyuyordum. O an her birinden vazgeçebilirdim.  Vazgeçme… Vazgeçmek aklıma geldiğinde daha büyük bir kopuş hissettim. Sanki o anda her türlü deliliği yapabilirmişim gibi.

Bütün bu hislerin gelip geçiciliğini hissediyor, birinden birine tutunmak istiyordum. Yalnızca tutunmak, seçmeden. Hangisinin ikna ediciliği ağır basarsa o kazanacaktı. Ya ben hangisinde kazanacaktım? Sahip olduğum hiçbir şey, tutunabileceğim hiçbir şey yokmuş gibi geliyordu o anda. Gittikçe büyüyen o kopuş ve kendinden uzaklaşma hissini daha da yoğun hissetmeye başlıyordum. Bu tıpkı küçükken, hastalandığım zamanlarda, en çok da ateşlendiğimde geldiğini hatırladığım hisse benziyordu. Sanki ölmüşüm de başka bir alemde, fiziken daha hafif ama kalan varlığımın kafatasımı patlatırcasına ağırlaştığı bir bedende dolaşıyormuşum hissi.

Hâlâ üşüyordum. Kendimi yiyecek bir şeyler ararken buldum. Tabirin tam karşılığıyla, kurtlar gibi yedim ne bulduysam. Ama sanki o ben değildim. Gittikçe bedenimdeki hisler geri dönüyor, sindirim organlarının zihnin yerini almasıyla dikkatim başka yöne kaymaya başlıyordu. Boşluk hissi hâlâ duruyordu ama.

Ve temizlik, biraz durulma. Tekrar birleşme, yavaş yavaş. Biraz gevşeme ve geri dönüş.

Şimdi anlayabiliyorum, aslında bu her tekrarlandığında tekrar tekrar anlıyorum. İnsanın illa ki tutunacak bir şeylere ihtiyacı var. Ama an geliyor onlar birden nasıl da anlamlarını yitirebiliyorlar. Sanki vazgeçilebilirlermiş gibi. Belki de öyleler. Ama başka bir an geliyor, o kadar basit olamayacağını duyuyorsun. Tutunmak, tutunacağın şeye, kimseye güvenmek istiyorsun. Bir sebep, yalnızca bir sebep vermelerini bekliyorsun.

Bütün bunları aslında hiç düşünmemiş gibi, geçen süre o kadar kısa ki. Saniyenin kaçta kaçlık bir anında kendini bir durumun içinde buluyor, sonra arkasından bakakalıyorsun. Yalnız, bağlantısız, kendinden bile uzak.

Bu cümleleri bir yere bağlamayacağım. Bir sonuç yok çünkü. Tüm bu haller yine benden bağımsız, kendi ahenkleriyle, bazen yıkıcı bazense coşturucu yüzleriyle karşıma çıkacaklar. Ben yine her seferinde hazırlıksız yakalanacağım.

 

Reklamlar

One comment on “Dengesiz Haller Günlüğü

  1. Shiprim dedi ki:

    Hiçbir şey ve kimseye de güvenilemeyeceğinden mütevellit yalnız olmaya alışmak gerek işte. En doğrusu o. Bir de umut etmemek elbette.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s