İlkbaharın da Bir Hüznü Vardır

Sonbahar alınmasın ama, ilkbaharın da kendince bir hüznü vardır.

 

Reklamlar

Önümüz Bahar

Eh, önümüz bahar

Takılır mı şu kış ortasında

Kafaya

Ne gam ne keder?

Adaya Bahar Geldi

Bugün, karakışın arada bir “cee!” deyip kaçtığı şu günlerde, görüp görülecek en şahane gün. Adeta yeniden bahar gelmiş gibi adaya. Tabi bu hissiyatım yaprak kımıldamamasından veya hafif ılık havasından değil yalnız. Nereden geldiğini kestiremediğim bir müzik sesi yankılanıyor; tane tane sesiyle Edit Piaf.

Şaşırdım, biraz gülümsetti beni. Neden demeyin çünkü biz adada genelde yolcu motorlarından, iskeleden, belediyeden yapılan anonsları ve bir takım eğlence mekanlarından gelen tırt müziğimsi gürültüleri duyarız. E tabi böyle meçhulden gelen bir Edith Piaf musikisi duyunca azıcık sarsılmam normal.

Bugün, her ne vesileyle olduysa, adanın kulağının pasını temizleyen komşularıma teşekkür ederim. Adaya bahar getirdiniz.

Yine Mayıs

Yine Mayıs, yine iğde kokusu. Tam da bugün başladı tekrar. Hafif rüzgar da var ondan herhalde. Nasıl bir koku, nasıl boğuyor insanı. Hani bahar yorgunluğu diyorlar ya onun ağırlığı var kokusunda. İnsanı sarıyor, sarmalıyor; sanki yutup içine alıyor gibi. Her içine çektiğinde ağacın bir parçası oluyorsun. Kendini bıraksan bir dalı, bir çiçeği, bir yaprağı. Öyle bir şey…

Bahar Aşkları

Bizim buralarda

Bu aralar

Kediler ince hastalığa tutuldu.

Aşka yanmışlar, kolay mı?

Şunun şurasında bir ay ya var ya yok

Aşk uçup gidecek

Öksürük kalacak geriye.

Bahar geçer de aşk kalır mı?

O anca şiirlerde.

Değdi mi sarman

Ciğerlerini paralamaya?

Şimdi karın tokluğuna

Bir lokma ekmek için bile

Çıkmıyor sesin

“Miyav miyav” diye.

Nazlı yine salınıyor

Karnında “beşi bir yerde”.

Mayıs

İğde kokusu…