Uyuz Muyuz Seviyoruz İşte

Dünyanın en uyuz yaratıkları kediler. Var mı itirazı olan? Şu suratlara bakın, bu fotografı boşuna koymadım buraya.

Daha demin kıytırık çöp konteyneri için birbirlerini yerken, şimdi en azılı düşmanları ben oluverdim. Haksızlık değil mi bu? Blogumda kategori bile açmışım kendilerine, o kadar yani.

Ne yapalım, onları da böyle kabul edeceğiz.

Reklamlar

Eski 45’likler

Bugün odamı düzenledim. Az daha beklesem çöp eve dönüşecekmiş, onu anladım.
Çekmecelerden, raflardan, kitapların dergilerin arasından neler çıkmadı ki. Kitabevlerinin taksit faturaları (bir tomar), Roll koleksiyonum için kendi hazırladığım bir index, indirilecek film listesi, indirilecek müzik listeleri (bilimum zamanlarda not edilmiş ve bir yerlere sıkıştırılıp unutulmuş kağıt parçalarında), tekrar ziyaret edilecek web sitesi adresleri (aman allahım bookmark teknolojisi yok muydu o zaman!); 2000 yılına ait, amorti çıkmış bir kazıkazan kartı; ömrünü tamamlamış elektronik aletlerden, belki bir yerde lazım olur diye sökülüp saklanmış vidalar, civatalar, yaylar, kablolar vs.; alışveriş fişleri, çevreci kişiliğim elvermediği, yakınlarda bir geridönüşüm kumbarası da bulunmadığından, çöpe atamayıp sağda solda unuttuğum eski piller; kurumuş ojeler, kurumuş ve pörtlemiş bir uhu, bir sinek cesedi ve toz.
Tabi bunun yanında sevindirecek şeyler de yaşanmadı değil bu yorucu ve bezdirici günde. Uzun zamandır aradığım küpelerimi buldum mesela. Nerede bulduğumu söylemeyeceğim. Birkaç 45’lik plak da bunlara dahil. Gerçi onları aramıyordum ama bulunca da sevindim. Sanki ninemin tavanarasındaki sandığını karıştırıyormuşum gibi…
Yaa insanoğlu işte, neye sevinip neye üzüleceğini bilemiyor. Bir sigara yakmak isterdi canım şimdi bunun üzerine ama neyse. O da geçer.