Küçük Mutluluk Anları

Sığınak’ın tuvaletindeki eski moda vitrinli dolaba hastayım. Tam alaturka tuvaletin karşısında, sürgülü kaplama taklidi kapaklar, onun üstünde, içinde bir kaç rulo tuvalet kağıdı ve onların önünde de yine sürgülü cam kapılar. İnsan bu ayrıntıları ancak belli bazı pozisyonlarda görebilir, malum.
Bir ihtiyaç giderme esnasında, insanın her zaman kendi kendine gülümseyesi gelmez. Bunu hatırlatacak bir şeyler gerek. Bir ayna veya onun yerini tutacak bir şey. Hem insan kendini hayatta kaç defa çömelir vaziyette görebilir ki? Sayılıdır tabi. Bu sayılı anlardan bazılarını Sığınak Cafe’de yaşayabilirsiniz. Hem de lezzetli bir çay ve güzel müzik eşliğinde. Müziğin sesini duyabilirsiniz ama çayı önce ya da sonra içmeyi tavsiye ederim. Fakat yerinize döndüğünüzde, yüzünüzdeki gülümsemeyi biraz bastırsanız iyi olur, yoksa tuvalette gizli gizli neler yaptığınızı anlarlar.
Haha şaka canım! Nereden anlayacaklar?
Hem Orhan Veli ne demişti,

“Sokakta giderken, kendi kendime
Gülümsediğimin farkına vardığım zaman
Beni deli zannedeceklerini düşünüp
Gülümsüyorum.”

Deli olmak güzel bazen, insan düşünmeden bazı şeylerin tadını çıkarabiliyor bu sayede.
Hadi şimdi gülünüz, güldürünüz ki yüzlerde çiçekler açtırasınız.

Reklamlar